Welcome
 

Lazerin Keşfi

Cuma, Mayıs 16th, 2008 Write a comment

Lazerin Keşfi ile google yeni bir logo daha yaptı. her zaman kendini logo ile farklı bir şekilde gösteren google bu seferde Lazerin Keşfi adlı bir logo yaptı. ne diyelim hayırlı olsun.

 

türkiye ne kadar güçlü

Pazartesi, Ekim 29th, 2007 Write a Comment

Türkiye, savunma harcamaları açısından Ortadoğu’daki 10 ülke arasında 4′üncü, Avrupa ülkeleri arasında da 5′inci sırada. Ortadoğu’daki en yüksek savunma harcamasını İran yapıyor.

İran’ı Suudi Arabistan izlerken, İsrail, 27.2 milyar dolarlık savunma harcamasıyla bölgede 3′üncü sırada bulunuyor.

Savunma harcamalarına ortalama 9.9 milyar dolar harcayan Türkiye, Ortadoğu ülkeleri arasında savunma harcamaları açısından 4′üncü sırada yer alıyor.

Suriye 6 milyar dolar ile 5′inci, Kuveyt 4.8 milyar dolar ile 6′ncı, Mısır 3.3 milyar dolar ile 7′nci, Umman 2.7 milyar dolarla 8′inci, Birleşik Arap Emirlikleri 2.5 milyar dolar ile 9′uncu, Ürdün ise 800 milyon dolarlık savunma harcamasıyla son sırada.

Türkiye Avrupa’da 5′inci

Avrupa’da silahlı kuvvetler mevcudu açısından birinci sırada yer alan Türkiye, savunma harcamaları açısından ise 5′inci sırada bulunuyor.

Avrupa’da en çok savunma harcamasını İngiltere yaparken, bu ülkeyi Fransa, Almanya ve İtalya izliyor. Türkiye, İtalya’dan sonra 5′inci sırada İspanya’nın önünde yer alıyor.

Bu arada, İsrail’in savunma harcamaları 27.2 milyar dolar ile İspanya, Polonya, Yunanistan, Norveç ve Hollanda’nın toplam savunma harcamalarının çok üzerinde bulunuyor.

Ortadoğu’nun en büyük silahlı kuvvetlerinden birisine sahip olan Türkiye, savunma harcamalarında özgün yüksek teknolojiye ağırlık veriyor. Ortadoğu’da, Türkiye, İran ve İsrail dışındaki ülkeler, savunma sanayinde doğrudan alım yoluna giderken, Türkiye, özgün tasarıma ağırlık veriyor ve yeni sistem tedarik harcaması için ise yıllık ortalama 3.5 milyar dolar harcıyor.

Savunma kaynakları, Türkiye’nin, özgün savunma teknoloji hamlesi çerçevesinde AR-GE harcamalarına ağırlık verdiğini belirtirken, özellikle 2010 yılından itibaren Türkiye’nin, Ortadoğu ve Avrupa’nın en hızlı gelişen savunma sanayine sahip olacağını vurguluyor.

Yerli savunma sanayi

“Yıldırım” adlı karadan karaya füze sistemleri ile tamamı Türk mühendisleri tarafından üretilen “Panter” isimli obüsler, 40 kilometrelik menzilleri ile dünyadaki en uzun menzilli top olarak kabul ediliyor.

Tamamı yerli, muhabere ağırlığı 18 ton, uzunluğu 10.5 metre ve 5 kişi tarafından kullanılabilen Panter Obüsleri, saatte 60 kilometre hız yapabiliyor ve yüzde 40 meyilli arazide hareket edebiliyor.

Yıldırım füze sisteminin de menzilinin 150 kilometrenin üstünde olduğu belirtiliyor. “Gözcü” de, TAI’nin kendi imkan ve kabiliyetleri ile bağımsız Ar-Ge faaliyeti olarak yürüttüğü diğer bir özgün proje…

Kısa ve uzun vadede Silahlı Kuvvetler’in ihtiyaç duyduğu taktik insansız hava ihtiyaçlarına yönelik tasarlanan Gözcü’nün deneme uçuşları başarı ile gerçekleştirildi.

Gözcü piste ihtiyaç duymadan kalkış ve iniş yapabilme özelliği ile her türlü arazi koşullarında kullanılabiliyor. 10 bin feet irtifa tavanına ulaşabilen, kompozit teknolojisiyle üretilen hava aracı Gözcü, 8 kiloluk faydalı yük kapasitesi ile gece/gündüz kamera görüntülerini gerçek zamanlı olarak 50 kilometre veri linki mesafesinde yere indirme kabiliyetine ve otonom uçuş özelliklerine sahip bulunuyor.

Milli tank projesi

Milli tank projesinde, 2012 yılına kadar projenin bitmesi ve ardından seri üretime geçiş hedefleniyor. Proje kapsamında 250 tankın üretimi amaçlanırken, milli tank, birçok özelliğiyle mevcut 3′üncü nesil tanklardan daha ileri teknolojiye sahip olacak.

Taarruz-Taktik/Keşif helikopteri projesinde ise aralık ayı sonuna kadar ihraç lisans süreci tamamlanarak, sözleşmenin fiilen yürürlüğe sokulması amaçlanıyor.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın (KKK) ihtiyacının karşılanmasına yönelik ATAK Projesi çerçevesinde, 51 adet ( 41 adet opsiyonel) taarruz taktik/keşif helikopteri temin edilecek.

TAI’nin ana yüklenici olduğu programda Aselsan ve İtalyan Agusta Westlandalt yüklenici olarak görev alıyor.

Milli görev bilgisayarı

Türkiye’nin, özgün savunma sanayi ürünleri konusunda önemli ilerlemeler sağladığının en son kanıtı olarak da, tamamıyla Türk mühendisleri tarafından geliştirilen “Milli Görev Bilgisayarı” gösteriliyor.

Söz konusu proje, ATAK projesinin bir ön projesi olarak 2004 yılında başlatıldı. 3 yıldır devam eden projede yüzlerce Türk mühendisi görev aldı.

ATAK projesindeki taarruz helikopterinin, her şekilde milli görev bilgisayarı tarafından komuta ve kontrolünün sağlanması amaçlanırken, ASELSAN tarafından üretilen milli görev bilgisayarının taarruz helikopterlerine entegrasyonu çalışmaları da başarıyla tamamlanmış bulunuyor.

Savunma sanayiinin hedefleri

Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın (SSM) önümüzdeki dönem içinde belirlediği önemli hedeflerden bazıları da, yeni strateji planında şöyle özetleniyor:

* Kullanıcı ihtiyaçlarına ve endüstriyel hedeflere uygun olarak tedarik faaliyetleri etkinleştirilecek
* Kullanıcı ihtiyaçlarının karşılanması amacına yönelik olarak tespit edilecek sistem projeleri için 2007 yılından itibaren fizibilite etüdleri gerçekleştirilecek
* İhtiyacın SSM’ye bildirilmesinden sözleşmenin imzalanmasına kadar geçen süre 2011 yılına kadar ortalama yüzde 10 azaltılacak
* 2008 yılından itibaren belirlenecek AR-GE ve yurtiçi geliştirme projelerinde “maliyet sözleşme” tipi uygulanacak
* 2008 yılından itibaren sözleşmeye bağlanacak her bir proje için Proje Yönetim Planı’nda belirlenen sanayileşme, takvim ve bütçe hedefleri yüzde 90 oranında gerçekleştirilecek
* 2010 yılı sonuna kadar savunma sistem ihtiyaçlarının yurtiçi karşılama oranı ortalama yüzde 50′ye çıkartılacak
* 2011 yılında savunma ürün ve hizmet ihracatı yıllık 1 milyar dolara çıkarılacak
* Savunma sanayi firmalarının kalite yönetim sistemleri, 2009 yılı sonuna kadar SSM kalite politikasıyla uyumlu hale getirilecek ve yönlendirilecek
* 2011 yılına kadar savunma sanayi alanındaki en az dört çokuluslu projeye başlangıç aşamasından itibaren katılım sağlanacak ve en az bir uluslararası proje Türkiye liderliğinde gerçekleştirilecek
* Stratejik insan kaynakları yaklaşımını esas alan uygulamalar 2008 yılı sonuna kadar hayata geçirilecek
* Müsteşarlıkta üretilen bilginin etkin ve verimli yönetimi, paylaşımı, güvenliği sağlanacak ve buna yönelik altyapı 2008 yılı sonuna kadar oluşturulacak.

CNN Türk

şehitler ölmez

Pazartesi, Ekim 29th, 2007 Write a Comment

İstanbul boğazında havai fişek gösterisi cumhuriyet - 3

Pazartesi, Ekim 29th, 2007 Write a Comment

İstanbul boğazında havai fişek gösterisi cumhuriyet - 2

Pazartesi, Ekim 29th, 2007 Write a Comment

İstanbul boğazında havai fişek gösterisi cumhuriyet

Pazartesi, Ekim 29th, 2007 Write a Comment

Yerli savaşan şahinler FOTO GALERİ

Pazartesi, Ekim 29th, 2007 Write a Comment

Savaş ortamında fizik kurallarını alt üst edecek kabiliyetlere sahip olan F-16 savaş uçakları bugün dünyanın en gelişmiş avcı bombardıman savaş uçakları arasında gösteriliyor.

Türkiye, ülke savunması ve caydırıcılığının etkin unsurları arasında gösterilen F-16 savaş uçaklarını, bu amaçla kurduğu TUSAŞ-Türk Havacılık ve Uzay Sanayi (TAI) ile gerçekleştirmenin gururunu yaşıyor.

TAI tarafından Türkiye’de üretimi gerçekleştirilen savaşan şahinler (F-16), dünyanın en gelişmiş 3. nesil savaş uçakları arasında gösteriliyor.

Savaş ortamında fizik kurallarını alt üst eden, ses hızının iki katı manevra kabiliyetine sahip olan bu uçaklardan, TAI tesislerinde toplam 278 adet uçak imal edildi.

Hava Kuvvetlerinin mevcut ve gelecek dönemde ihtiyacının karşılanması ve uçak kayıpları nedeni ile oluşan ihtiyacın karşılanması için alınması planlanan 30 adet geliştirilmiş blok model 50 modeli F-16 uçak programı ile ilgili çalışmalar da sürdürülüyor.

GELİŞTİRİLMİŞ 30 YENİ F-16 DAHA GELİYOR

15 Ekim 2006 tarihinde ABD Kongresinde de onayları alınan program kapsamında alınacak 30 adet geliştirilmiş F-16′lar mevcut uçaklara göre üstünlüğü, gövde içi ilave yakıt tankı ile daha uzun menzil hassas vurucu güçte artış olacak.

Sözleşme gereği alınacak 30 adet uçağın son montaj ve teslimatı TUSAŞ tesislerinde, motorların üretimi ise TUSAŞ Motor Sanayi A.Ş’nin (TEI) Eskişehir’deki tesislerinde gerçekleştirilecek. İlk uçak 2011 yılı ortalarında envantere girecek,teslimatlar 2012 yılı sonunda tamamlanacak.

SAVAŞ MAKİNALARINDA ÜRETİM SÜRECİ

Dünyanın en gelişmiş 3. nesil uçakları arasında gösterilen ve bu olgudan hareketle 1980 yılların başında seçimini yaparak bu “savaş makinaları” için üretim startını veren Türkiye’de, TAI’nın kuruluşu da bu süper uçakların üretimi ile başladı.

TUSAŞ-Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş. kuruluşundan bu yana, Hava Kuvvetleri Komutanlığı için ilk üretime yönelik adımı I. faz projesi kapsamında 1987 yılında attı.

1995 yılına kadar toplam 152 adet uçağı başarı ile üreten TUSAŞ, Öncel II faz projesini de 1995 ile 1999 yılları arasında tamamladı. Bu sürede toplam 80 adet F-16 savaş uçağı üretimi gerçekleştirildi.

MISIR VE ÜRDÜN İÇİN DE ÜRETİLDİ

Kazanılan kabiliyet sonrasında ilk yurt içi üretim siparişini Mısır Hava Kuvvetleri Komutanlığından alan TAI, 1993 yılında başlattığı toplam 46 adetlik üretim programını yaklaşık 4 yıllık bir süreç sonunda 1999 yılında tamamladı. Böylece TAI tesislerinde iki faz halinde Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı için 232 adet, Mısır Hava kuvvetleri Komutanlığı için de 46 adet olmak üzere toplam 278 adet uçağın imalatı gerçekleştirilmiş oldu.

TAI son olarak da Ürdün Hava Kuvvetlerinin elinde bulundurduğu toplam 17 adet uçağa yönelik modernizasyon çalışmaları ile ilgili programında da teslimat sürecini başlattı. Bu kapsamda ilk uçak geçtiğimiz günlerde Ürdün Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi.

GÜVEN VEREN UÇAKLAR

Savaş ortamında fizik kurallarını alt üst edecek kabiliyetlere sahip olan F-16 savaş uçakları bugün dünyanın en gelişmiş avcı bombardıman savaş uçakları arasında gösteriliyor.

Tek motoru olmasına karşın saatte 2124 kilometre hızla uçabilen bu uçaklar Afterburner ile ses hızının iki katını geçebiliyor. Tasarımı düşük hızlarda bile inanılmaz manevralar yapmasını sağlarken, F-16′lar enerjisini azaltıp, yeniden kazanması sadece bir an sürüyor ve hafifliğine karşın yer çekimine dokuz kat daha dayanıklı olarak imal edilmiş.

Her türlü hava koşullarında hedef tespit edebilme, alçak irtifada uçan uçakları dahil avlayabilme özelliklere sahip bu uçaklar, havadan-karaya görevlerde bir depoyla 860 kilometreden fazla uçup silahlarını yüksek bir hassasiyetle sevk edebiliyor. Kendini düşman avcı uçaklarına karşı koruyabilme ve ilk kalkış noktasına da geri dönebilme kabiliyetine de sahip bulunan F-16′lar, çok amaçlı uçaklar arasında yer alıyor. Bu uçaklar, silahlarını hava ve kara hedeflerine çok yüksek hassasiyetle sevk edebilir niteliklere de sahip bulunuyor.

F-15 ve F-111 gibi kendini kanıtlamış uçakların teknolojilerinden yararlanılarak imal edilen F-16, güçlü radarı sayesinde alçaktan uçan uçakları bile tespit edebiliyor.

TÜRKİYE “GÖRÜNMEZ UÇAKLARA” (JSF) KİLİTLENDİ

Bu arada Türkiye, uzun vadeli savunma sanayi programı çerçevesinde tedarik etmeyi planladığı F-35 müşterek taarruz uçağı (JSF) üretimine sağlayacağı katkıyla, dünyanın en gelişmiş uçaklarından mevcut filosunu takviye etmeyi planlanıyor.

6 milyar dolarlık Türkiye katkısı ile gerçekleştirilecek programda, Türk savunma sanayi şirketlerinin de katılması öngörülüyor.

2009 yılında başlatılacak olan bu program çerçevesinde Türkiye’ye verilmesi planlanan uçakların da 2014 yılında Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığının filosuna teslim edilmesi öngörülüyor.

ABD’nin önderliğinde yürütülen ve JSF müşterek avcı-bombardıman uçağı projesi programında Türkiye de yer alıyor. İngiltere, Kanada, Hollanda, İtalya, Danimarka, Norveç ve Avustralya da bu süper uçaklara katkı verecek ülkeler arasında bulunuyor.

2010 yılından sonra seri üretime geçmesi öngörülen F-35 uçaklarına Türkiye belirli sayıda sahip olacak. Planlanan sürede yeni uçakları filosuna katması halinde Türkiye’nin mevcut hava savunma gücü F-16 uçakları ile birlikte daha da güçlendirilecek.

-GÖRÜNMEZ UÇAKLARIN ÖZELLİKLERİ-

F-35′lerin en önemli özelliği olan görünmezliği. Bunun yanı sıra uçak 28 kilometre çapında bir küre alanını izleyebiliyor. Bu nedenle hedefini çok uzak mesafeden görebildiği gibi, füzelere karşı da korunabiliyor.
F-35 ayrıca, her yöne yerleştirilmiş kameralarına, lazer mesafe tespit cihazına ve gövde içine saklanmış silahlara da sahip bulunuyor. Bu uçaklar, 9 tonluk kapasitesi olan yakıt tankıyla da önceki savaş uçaklarından çok daha uzun sürede havada kalabilme özelliğine sahip durumda.

Vatan

boğaz rengarenk

Pazartesi, Ekim 29th, 2007 Write a Comment

music - Efterklang Mirador

Pazar, Ekim 28th, 2007 Write a Comment

bu müzik enteresen bir kliple yapılmış.

japonyadan süper araba

Pazar, Ekim 28th, 2007 Write a Comment

Japonlar, şöferi kol damarlarının görüntülerinden tanıyan bir cihaz yaptı.

Trabzonspor da artık Ersun Yanal gönemi

Cuma, Ekim 26th, 2007 Write a Comment

Trabzonspor da ziya doğan döneminin sonunda ersul yanal ile prensip konusunda anlaşıldı.

Ersun yanal ile hâla detaylar kısmında anlamşma sağlandığı ve cumartesi günü basın huzurunda sözleşme yapacakları söylendi.

Sonraki Sayfa »
eXTReMe Tracker